Kurtulmuş: Kur krizi terimi algı operasyonudur

Kurtulmuş: Kur krizi terimi algı operasyonudur

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, döviz kurundaki dalgalanmaya ilişkin, "Son günlerde sık sık duymaya başladığımız kur krizi lafı tipik bir algı operasyonu terimidir. Hiç kimse, Türkiye'yi IMF'nin önünde diz çökecek bir noktaya getiremeyecektir." dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, Ankara Palas'taki iftarda medya kuruluşlarının Ankara temsilcileriyle bir araya geldi.Bakan Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 24 Haziran'daki seçimlerin birinci turunda Cumhurbaşkanını seçeceğini ve bu dönemde kimler tarafından yönetileceğini ortaya koyacağını, AK Parti'nin de açık ara Meclis'te birinci parti olarak seçimleri sonlandıracağını söyledi.

Kurtulmuş'un gelen sorulara verdiği cevaplar şöyle;

Gönlünüzde de milletvekilliği yatıyor muydu?

Şimdi ben önce şunu söyleyeyim kestirmeden: Hiçbir şekilde hiçbir görüşme yapmadık. Bizden Sayın Başbakan dahil bütün Bakanlar Kurulu üyelerinin başvurularının uygun olacağı istendiği için başvurularımızı yaptık. Yoksa bizim siyasi hedefimiz; bir yere başvuru yapıp ya ben şu pozisyonu istiyorum ya da başvuru yapmayıp ben başka bir pozisyon istiyorum demeye uygun değildir, sonuçta siyaset bir ekip işidir ve ekibin lideri olan da ekipteki insanlardan nasıl, ne şekilde istifade edeceğine karar verir, bundan daha doğal bir yol olmaz.

Şu anki tablo AK Parti’nin Parlamento çoğunluğunu elde edebilmesi bakımından işini biraz zorlaştıran bir tablo mu?

AK Parti’nin zaten kamuoyu yoklamaları da gösteriyor, son derece kuvvetli bir kamuoyu desteği var, kampanya sırasında bunu artırarak ileriye doğru gideceğimizi düşünüyorum. Biz tabii hiçbir dönemde, hiçbir şekilde bir başka siyasi partinin zaafları ya da gücü üzerinden hesap yapamayız, hangi partinin kaç oy alacağı bizi ilgilendiren bir şey değil. O partinin ortaya koyacağı performansla, halkın o partiye göstereceği ilgiyle orantılı bir şeydir. Bizim burada kampanya sırasında yapacağımız şey, hakikaten çok yoğun bir mesaiyle bir şekilde Cumhurbaşkanımız da zaten kampanyasını yürütüyor. Burada en büyük avantajımız, Cumhurbaşkanının kampanyasıyla AK Parti’nin kampanyasının bire-bir uyumlu olmasıdır. Böylece her iki kampanya birbirini bir şekilde destekleyecek ve hep beraber oylarımızı daha çok yukarıya doğru çıkaracağız. 

BAHÇELİ'NİN AF ÖNERİSİ

 Sayın Bahçeli’ye bir kere daha teşekkür ediyoruz, Türkiye’nin temel meselelerinde İktidar Partisiyle, AK Partiyle yakın bir siyasi çizgide, örneğin işte referandum cumhurbaşkanlığı meselesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın Parlamentodaki Anayasa oylaması, onun Parlamentodan geçme sürecinde, teröre karşı verilen amansız mücadelede kayıtsız şartsız desteği gibi konularda Milliyetçi Hareket Partisi AK Parti’yle bir ittifak içerisinde oldu.  Milliyetçi Hareket Partisi’nin kendi öncelikleri var, istediği gibi hareket eder. Biz de burada af konusunda gerekli görüşleri Sayın Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, ben de af konusuyla ilgili görüşlerimizi söyledik. Bizim görüşümüz belli, Bahçeli’nin durduğu yer belli. Dolayısıyla birbirimizin bu konudaki önceliklerini değiştirecek noktada değiliz, ama ortak bir seçim ittifakı içerisinde seçime gidiliyor.  

EREN ERDEM'İN AÇIKLAMALARI

Bir kere savcılığa intikal etti, herhalde çok yakın bir süre içerisinde savcılık gerekli şeyleri yapacak. Ama daha önceki dönemlerde de bu ve benzeri kişiler üzerinden FETÖ ile zaten Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki bazı kişiler arasında bir dirsek temasının olduğu anlaşılıyor. Eğer bu dedikleri hakikaten mahkemece ispat edilebilir ve bir şey haline konulursa, bu çok son derece ağır bir ithamdır ve son derece açık bir ilişki demektir. Yani bu belgeler gökyüzünden posta güvercinleriyle bunlara gelmediğine göre, bu belgelerin arkasında FETÖ’nün hazırladığı birtakım operasyonlar olduğuna göre, eğer gerçekten bu itiraf bir şekilde mahkeme tarafından değerlendirilirse, bu itiraftan hareketle organik bir bağın da kurulması mümkündür.

 

DÖVİDEKİ HAREKTLİLİK PLANLI

Kültür ve Turizm Bakanı Kurtulmuş, son günlerde döviz üzerinde spekülatif bir hareketlilik olduğunu belirterek, 2013'te ABD Merkez Bankasının (Fed) para sıkılaştırma politikası çerçevesinde Türkiye'de faizlerle bir kıpırdanmanın ortaya çıktığını daha sonra Gezi Parkı olayları ile başlayan bir süreç yaşandığını anlattı.Gezi Parkı olaylarının başlamasından önce Türkiye'de faiz oranlarının yüzde 4,84 olduğunu ifade eden Kurtulmuş, daha sonra 17-25 Aralık ve 15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı süreçte özellikle döviz kurları üzerinden birtakım spekülasyonların yapıldığını kaydetti.Türkiye'nin ekonomisi üzerinde yapılan saldırılara karşı o günün şartlarıyla gerekli cevapları vermeye gayret ettiğini belirten Kurtulmuş, Türkiye ekonomisinin son üç yıldır bir faz değişikliği içerisinde olduğunu söyledi.

Para üzerindeki spekülatif hareketlerin arkasında Türkiye'nin üretim gücünün kırılması niyeti bulunduğunun altını çizen Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Son birkaç günde kullanılan terminolojinin de bir algı operasyonunun parçası olduğunu görüyorum. Bunlardan birisi kur krizi lafıdır. Sık sık duymaya başladığımız kur krizi lafı tipik bir algı operasyonu terimidir. Buradan da kast edilen şey, özellikle özel sektörün yüksek borçluluğu işaret edilerek son zamanlarda gerçekten üretime doğru yönlendirilmiş olan özel sektörün daha fazla üretim yapmasının sakıncalı olacağı şeklinin ortaya çıkarılmasıdır. Türkiye ekonomisinde kurun bu kadar hızlı bir şekilde oynak olması sadece içeride teknik tabiriyle oynak olması bireysel spekülatörlerin yaptığı işlerin sonucu da değildir. Burada Türkiye ekonomisine karşı planlı hareketin olduğu anlaşılıyor.Ekonomiyi yöneten kurum ve kuruluşların elinde enstrümanlar kullanılıyor, kullanılacaktır. Türkiye ekonomisinin yapısal olarak bazı sorunları olsaydı, diyelim ki mali yapısı bozuk, kamu borçluluğu çok ağır olsaydı, enflasyon oranları 2012 öncesindeki gibi yüksek olsaydı bütçe dengelerinde olağanüstü büyük bir bozukluk olsaydı, bir ekonominin ana yapısını oluşturan bu rakamlarda bozukluk olsaydı bu spekülatif dalgalanmalardan endişe edilirdi.

BU DALGA ATLATILIR

Türkiye ekonomisinin yapısal yönden sağlam olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şu değerlendirmede bulundu:

"Bugünkü karardan sonra bir miktar daha aşağıya inecek. 24 Haziran seçimlerinden sonra Türkiye'de ekonomi dünyasında da ciddi bir güven ve istikrar yakalandığı zaman bu tür spekülasyonları yapanların da hiçbir sonuç almayacağını görüyorum. Geçici bir dönemdir, vatandaşlarımızın da endişelenmesine ve telaşlanmasına gerek olmadığını düşünüyorum. Kısa süre içerisinde spekülatif hareketler de tamamıyla göğüslenecek, Türkiye ekonomisi kendi tabii aksında yoluna devam edecektir.

KİMSE TÜRKİYE'Yİ IMF ÖNÜNDE DİZ ÇÖKTÜREMEYECEK

Sağdan soldan bütün bu spekülatif hareketlere bakıp, el ovuşturup Türkiye'nin yeniden IMF'ye yeniden muhtaç hale geleceği günleri arayan bazı yorumların yapılmakta olduğunu görüyoruz. Bunun son derece yanlış bir heves olduğunu ifade etmek isterim. Hiç kimse, Türkiye'yi IMF'nin önünde diz çökecek bir noktaya getiremeyecektir. Bu istikamet devam ettiği sürece, Türkiye'nin ekonomisinde milli gücünü artırma hevesleri sürdüğü sürece Türkiye ekonomisi yapısını sağlamlaştırarak yolunu devam ettirdiği sürece Allah'ın izniyle o dönemlere geri dönüş olmayacaktır. Birilerinin böyle bir hayallerinin olduğunu yavaş yavaş görmeye başlıyoruz. Bu dalga atlatılır, Türkiye çok daha kuvvetli bir şekilde yoluna devam eder."

 

HABER7

Son DüzenlenmePerşembe, 24 Mayıs 2018 18:05
yukarı çık

Kategoriler

Hakkımızda

Bizi Takip Edin